Geç Hitit Sanatı

0

Hititlerde kuruluş aşamasında, düşmanlarıyla mücadele etmenin yanı sıra, doğa şartlarıyla da mücadele etmişlerdir. O dönem yaşanan kuraklığa karşı çok büyük oranda tahıl depoladıkları görülür. İklim yüzünden barajlar yaptıkları, havuzlar inşa ettikleri görülür. Bunun dışında kıtlık, depremler ve diğer koşullarla rekabet ülkeyi zayıf düşürüyor. Kuzeyden gelen Kaşka’ların saldırıları var. Bunlar göçebe bir halktır. Hititler onları barbar görüyorlar, kendilerini kentli görüyorlar. Hititler, Hattiler ve Hurriler iç içe yaşıyorlar. Hititlerin yıkılmasında Kaşkalar çok büyük bir etkendir. Hititler bu yüzden güneye doğru ilerleyip bu ülkeyi terk ediyor. 1190’da en erken Hitit yerleşmesi Malatya ArslanTepe’de görülür.

Hititlerin öncesinde Anadolu’da bölgeye adını veren Hattilerin yaşadıkları bilinir. Hititler ilk defa Anadolu’dan gelip Afrika’da toprak kazanan devlettir. Bu dönemde Doğu Anadolu’da Van Gölü çevresinde beylikler var. Bunlar Urartu ve Narri’lerdir. Kendilerine Dianili diyorlardı.

1)      Geç Hitit Sanatı / Geleneksel Geç Hitit Sanatı Biçemi (M.Ö 1050-850

2)      Geç Hitit Sanatı II / Assur etkisi gösteren Geç Hitit Biçemi (M.Ö 850-800)

3)      Geç Hitit Sanatı III A / Assurlaşmış Geç Hitit Biçemi ( M.Ö 800-750/700)

4)      Geç Hitit Sanatı III B / Aramileşmiş, Fenikeleşmiş Geç Hitit Sanatı Biçemi (M.Ö 800-725/675)

Arslan Tepe:  İlk defa İtalyan De La Porte tarafından kazılmıştır. Bugün yine İtalyan olan Marcella Frangipane tarafından kazılmaktadır. Burda bir Hitit tabakasında rastlanıyor. Burdaki Hitit yerleşmesi çok büyük değil. Aslanlı kapısı var. Bunlar Hititlere benzer kapılardır. Bu kapılar üç boyutludur. Arslanların işlenişi şematiktir. Korkutucu yüz ifadeleri yoktur. Bunlar Hitit sanatına yakın bir stil gösteriyor. Kabartmalar arasında rahip Kral Şulumeli var. Bu kabartmalar küçük 45cm yüksekliğindedir. Bu kralı kabartmasında yüz yandan gövde cepheden gösterilmiştir. Sivri külahlı ve büyük bir burnu var. Elinde Kalamus’u var. Burda fırtına tanrısı arabasıyla geliyor. Birde kurban sahnesi var. Burda iki ayrı sahne bir arada gösterilmiştir. Dinsel ağırlıklı bir konu anlatımı var. Tanrı sakallıdır. Bu sahnede boğa arabasıyla gelen fırtına tanrısının kutsal hayvanları huri ve şerri’dir.

Kargamış:  Mimaride Geç Hitit Sanatı I üslubu görülür. Geleneksel Hitit Sanatı’dır. Burası Anadolu’da Geç Hitit Dönemi için bir metropoldür. Halebin 100km kuzeyindedir. Aşağı şehrin ortasından bugün demiryolu geçmektedir. Akropol(sitadel) bölümü Türkiye sınırları içinde yer alır. Fırat nehri  kıyısındadır. Burası bir iç şehir, dış şehir ve sitadelden oluşmaktadır. Kent olarak Anadolu tipinden uzaktır. Burası geometrik düzene sahiptir. Bu özellik Assur’da da görülür. Dış kent belli oranda surla çevrilmiştir. Bunun içinde bir iç kent ve surun içinde de bir sitadel yer alır. Dış kentte bir güney kapı birde batı kapısı var. İç kentte ise Fırat’a bakan bir su kapısı var. Sitadel hariç şehir bir ova üzerine kurulmuştur. Dış kentin surları bir yığma toprak üzerinde yer alır. Bu az da olsa Hitit etkilidir. İç taraftaki surda ise toprak terası daha yoğun olarak kullanılıyor. Kapıları Hitit geleneksel kapılarından geliyor. Bunun dışında heykeltraşi ve kabartmalarda Hitit etkilidir.

Aşağı şehirde bir tüccarın evi bulunuyor. İçinde İskit ok uçları ve Mısır eserlerine rastlanmıştır. Kenttin dış şehrinde halk ve tüccarlar yaşamış iç şehirde rahipler yaşamış. Sitadel de ise kral, kraliçe ve saray halkı yaşamıştır.

Kargamış Sur ve Kral Kapıları: Bit-Hilani VEYA Hilani bu bölgeye özgü bir yapı tipidir.

Hilani: Girişleri geniş tarafından olan, sütunlu megarona benzer yapılardır. Sütunlar sadece giriş kısmında vardır. Bu yapılara tekrar birim eklenmiyor. Bunları özel kabul salonları olarak kullanmışlardır.

Burda surlar yığılma kerpiçle yapılmıştır. Burada kazematlı duvarlar görülür. Burda yine Hitit etkili sandık duvar sistemi görülüyor. Kapılarda kemerli bir geçiş var. Daha özenli kapılarda arthostatlar görülür. Bu orthostatlarda çeşitli kabartmalar vardır.

Zincirli: Burası Gaziantep’in Islahiye bölgesinde yer alır. 120m çapında daire planlı bir yerleşmedir. Burası daha önceden tasarlanmış, planlanmış ve sonra yapılmıştır. Kazılar burda Almanlar tarafından yapılmaktadır. Burda suni teraslar üzerine inşa edilmiştir. Taş temelli ve kerpiç yapılı surlar var. Yuvarlak olarak yapılar bir kenttir. Bu kentin üç tane kapısı bulunmaktadır. Bunlar güneyde, batıda ve kuzeydoğuda yer alır. Güney kapısı en anıtsal olanıdır. Kapılar tasarlanırken buraya gelen yollar düşünülmüştür. Yerleşmenin içinde tam merkezde olmayan oval şekilde bir sitadel yer alır. Kargamış’taki de buradaki de birer höyüktür. Burdaki sitadel ayrı bir surla çevrilmiştir. Hemen güney dış kapısı ile sitadele gelen kapı aynı aks üzerindedir. Sitadele girildikten sonra bir ön avlu yer alıyor. Buna geçtikten sonra yapılara bir suru geçtikten sonra giriliyor. Sitadeldeki yapılar tamamen Bit Hilanillerden oluşuyor. Antik ismi Sam’al’dır. Burdada sandık duvar yapım tekniği görülüyor. Bunlarda yine Hitit etkilidir. Sitadele girilirken surlarda yer alan orthostatlar üzerinde kabartmalar yer alır.

Bit Hilani: Bit Hilani Assurca bir kelimedir. Akkadça’dan gelişmiştir. Önü açık revaklı bina anlamına geliyor. Çıkış noktası ve dağılımında iki nokta önemli bunlar G. Anadolu ve Kuzey Suriye’dir. Demir çağı mimari açıdan çok önemli bir dönemdir. Bu dönemde megaronlar ve bit hilani yapıları ortaya çıkmıştır. Üç mimari yapınında ortak özelliği, farklı coğrafyalarda aynı amaçla kullanılmış yapılardır. Bunlar sonradan genişletilemez yapılardır. Hilaniler sütunlu, revaklı, uzun tarafından girişi olan, arka arkaya iki odadan oluşan bir yapı türüdür. Giriş daima geniş taraftandır. Megaron Kalkolitik Çağ’da ortaya çıkmıştır. Bit Hilani’nin erken örnekleri ise OTÇ’de görülür.

Tilmen Höyük:  E Yapısı: Burda da Bit Hilani portatif olarak yapılmıştır. Bit Hilani’ye çok benziyor. Bu yapı Tell Açana’daki Yarım Lim Sarayı ile çağdaştr.

Boğazköy (Hattuşa) Büyükkale E Yapısı: Hilanilere bir başka örnekte Büyükkale’dir. Burası Hattuşa’nın sitadeli (Akropol)’dir. Burda da giriş yine geniş yöndedir. Ön odadan arka odaya geçişi sağlayan bir ara kapı var yapıda. Erken bir yapıdır. Burası da Tell Açana’daki Nikmepa Saray ile çağdaştır. Geç Tunç Çağına tarihlenir.

Tell Halaf Guzana / Kapara Sarayı: Burası M.Ö 9yy ortalarında Bit Hilani örneği veriyor. Tell Halaf’taki Kapara Sarayı bir tapınak saraydır. Demir Çağı’ndaki en erken Bit Hilani örneğidir. Zincirli gibi burda da anıtsal bir yapı var. Burda aslanlar ve boğalar üzerinde duran insan şeklinde sütunlar var. Bunların giriş kısmındaki duvarların alt tarafı orthostalarla kaplıdır. Bu dönem 879 yıllarıdır. Aşağı yukarı burda da üç sütun yer alır. Bir yapıya Hilani denilmesi için arka arkaya yatay iki oda bulunması gerekir.

Zincirli Sam’al Sitadeli: Burası Kapara Sarayı ile çağdaştır. Burda sandık duvar tekniği yapılmış surlar var. Burda iki grup Hilani var. Bir grup sura paralel olarak yapılanlar bir de ayrıca yapılmış 4 Hilani var.

Zincirli’deki K ve J Hilanileri: Kral Kilanuvva dönemidir. Burda önce J Hilanisi yapılmış daha sonra K yapılmıştır. J Hilanisi 830’a tarihlenir. K Hilanisi ise 830-800 arası tarihlenir. K Hilanisi üç sütunlu anıtsal bir girişe sahiptir. Her iki yapınında alt kısımları orthostatlarla kaplıdır. Hiçbir Hilani planı bozularak genişletilemiyor. Hilaniler iki veya üç katlı olabiliyor.

Hilani 1: Dört Hilani’den birisidir. Burası 2 veya 3 katlıdır. Duvar kalınlığı 10m’den daha fazladır.

Hilani 2: Ön odası ve arka odası var. Hilani planı bozulmamıştır.

Hilani 3: Burası tek sütunlu bir girişe sahiptir. Burda Hilani planının dışında çıkılmış. Burda üç tane arka arkaya oda yer alır.

Hilani 4: Burası anıtsal bir hilanidir. Ön ve arka odası var.

Zincirli Sam’al Yukarı Saray:  Bu yapı Zincirli’nin Assurlar tarafından ele geçirilmesinden sonra yapılıyor. M.Ö 7yy’a tarihlenir. Burası da J ve K Hilani yapıları gibi bir saray kompleksidir. Tabanı pişmiş toprak plakalarla kaplanmıştır. Burda iki Hilani yer alır.

NOT:  Hilaniler daha sonra İran’da, Susa’da ve Larissa’da görülür. Batıda Klasik Çağ’a kadar devam eden bir mimari evredir.

2. Assur Etkisi Gösteren Geç Hitit Biçemi (M.Ö. 850-800)
3 önemli merkez vardır: Arslantepe, Kargamış, Zincirli

ARSLANTEPE

  • Sahneler değişmeye başlıyor. Av sahnesi ya da savaş sahnesi olabiliyor. Av sahnesi ise atın ayakları yanında av köpeği oluyor. Savaşta ise yerde yatan düşman olur. Assur sanatı sert bir sanattır. Propaganda amacı ile yapılan bir sanattır. Fethettiği bir yeri resmedebiliyorlar. Görsel bir uyarı, vahşet kokan bir sanattır. Ancak daha tam Assurlaşmış bir sanat değildir.
  • Önce ana sahne yerleştiriliyor sonra oradaki boşluklara çeşitli yazılar yazılıyor. Araba, savaşçı, atlar profilden betimlenmiştir. Tipler tamamen Hititli, kısa kollu ve şortlu, sakalsız, takkeli tipler. Tekerlekler 6 ispitlidir. Geç dönemde 8 oluyor.
  • Aslan avı sahnesi betimlenmiştir. Okla vuruluş anı resmedilmiştir. Araba üzerinde bir figür oku atıyor aslanın başı geriye dönük acı çeker vaziyettedir.
  • Assur ülkesi Kuzey Mezopotamya’da Irak civarındadır ve 3 başkentleri vardır. İlk başkentleri Nimrud antik ismi Kalhudur. Daha sonra Kharsabad antik ismi Dur-Şarrukin. Diğer başkent ise Koyuncuk diğer ismi Ninive’dir.

ZİNCİRLİ SAM’AL

Benzer sahneler var.

  • Av sahnesi işlenmiştir fakat ayrıntılar Kargamış kadar işlenmemiş. Ekol farkı vardır. Gewrek yüz yapısı, gerek oranları daha sade ve acemice.
  • İki erkek figürü ilerliyor. Tipler Hititli ve yerel özellikler var.
  • Yemek sahneleri ortaya çıkıyor. Orthostatlarda görülüyor. Şöleni bize yansıtıyor. Karı-koca yemekte. Basit taburelerde oturuyorlar ancak perspektif yok. Yassı ekmekler vardır.
  • Aslan adamlar yine görülüyor, ceylanı öldürür halde. Cin figürü görülüyor yine.

HALEP
Hitit metinlerinde Halpa olarak geçiyor. Antakya ve Antep’e çok yakın bir konumdadır. Giriş, aşağı camii, hava tanrısı tapınağı, yukarı camii.

Hava Tanrısı Tapınağı

  • Geç Hitit Sanatı II ile beraber yoğun şekilde Geç Hitit I’de görülüyor. Sakalları ve kanatları Assur etkili, kanatlı cinler betimlenmiştir.
  • Cella’nın doğu duvarı: Boğa adamlar. Saygı gösterme pozisyonunda, yüzü cepheden betimlenmiş.
  • Tapınağı bir özelliği orthostatların tapınağın iç yüzeyine bakıyor olmasıdır.
  • Sonda tanrı ve sağda kral figürü var. Geç Hitit I ve II özellikleri görülüyor. Hava tanrısı ile birlikte “Kral Taitas Patasani Ülkesi Kralı” betimli. Hem tanrı hem kral aynı boydadır. Kral daha erken tanrı daha geç olabilir.
  • Hayat ağaç ve boğalar:
    Boğalar çok ayrıntılı işlenmiş. Assur etkilidir. Hayat ağacı ve etrafında betimlenmiş Anadolu Demir Çağı için çok uygun.
  • Ellerinde yay ve ok tutan tanrı figürü.
  • Assur etkili sfenks; kanatlı olması sakallı olması ve kuyruğunun ayakları altında yapılması.
  • Dağların üzerinde akrep demon; Kanatlı ve aslan ayakları vardır.
  • Cepheden gösterimi ve bitmemiş Dağ tanrısı
  • Silindir şapkalı, baltalı ve oktanlıkla tanrıça.
  • Karışık yaratık Himera

3. Assurlaşmış Geç Hitit Biçemi (M.Ö. 800-750/700)

KARGAMIŞ

  • Kargamış Kral Burcu: Yariris ve Kamanis
    Kıvırcık Assur saçları vardır. Krallar daha çok tanrı ile değil aileleriyle ilgili resimleri tercih ediyorlar. Yaşamla ilgili sahneler ön planda.
  • Kral ailesi sahnesi:
    Alanda yer bırakmacasına figürlerle doldurulmuş. Çıplak çocuk elinde asa taşıyor.
  • Kucağında çocukla bir süt anne ya da kraliçe yanında hayvan ile betimlenmiştir. Dünyevi duygular verilmek isteniyor.

ZİNCİRLİ SAM’AL KRAL BARRAKAP (BARREKUP)

  • Kıyafeti ayakkabıları biraz daha Arami tarzı. Elinde bir karanfil tutuyor.
  • Diğer sahne Kral Barrakap tahtta oturuyor sol elinde karanfille karşısında da onun katibi duruyor. Elinde yazı araç gereçleri vardır.
  • Perspektif daha iyi verilmiş bir masa ve iki figür. Yemek yeme sahnesi verilmiştir.
  • Lyna ve tefe benzer çalgılar çalan sakallı ve saçlı figürler vardır.

ZİNCİRLİ / HİLANİ II

Çok yüksek kabartmalı. Sfenks biraz kadın özellikleri taşıyor. Saç tarzı Arami etkili. Kanatları paralel ve aşağı doğru.

ZİNCİRLİ / SAM’AL  – At başı

Belki bir savaş arabası çeken at figürüdür. Koşum takımları ile beraber betimlenmiş.

SAKÇAGÖZÜ

  • Çok büyük olmayan bir sitadel vardır. Giriş güneybatıdan basit şekilde yapılmış. Kuzey ve Batı’da yapılar fazladır.
  • Kuzeyde tek sütunlu girişi olan Hilani yapısı vardır.
  • Cin motifi platform üzerinde duruyor.
  • Av sahnesi var: Gerek savaş arabasında gerekse figürlerde oransızlık vardır. Tekerlekler 8 ispitlidir. Aslan görkemli yapılmış, boşluklar rozetlerle dolu.

TEL HAYİNAT / HATİNA

  • Plan bakımından Sakçagözüne çok benziyor.
  • Hilani yapısının arkasında bir megaron yapısı bulunmuş bu ilginçtir.
  • Solda bir savaş sahnesi Assur sanatının serliğini ortaya koyar. Düşman askerin ayağının altında yatıyor ve kafasını kesmiş vaziyettedir.
  • Diğer kabartmada orantısız yapılmış Assur kompozisyonu vardır.

İVRİZ KABARTMASI

8.yy’a ait kabartma. Tarhunza-Warpolawas betimi. Tanrı daha büyük ve Hitit geleneksel stilinde yapılmış. Kral daha yerel özellikte ve Assur tarzında, tanrı üzüm salkımı ve buğday başağı taşıyor.

MARAŞ GURGUM

  • Statik yapısı, duruşu, kütlevi pençeleri geleneksel özellikler taşıyor aslan figürü.
  • Aile sahnesi; anne kızını kucaklamış, çocuk masaya basar vaziyette, duygu çok iyi yansıtılmış. İlk defa burada çok kuvvetli (üzüntü, sevinç). Baş profilden gövde cepheden yapılmış, başta tülbent benzeri bir örtü, ayaklara kadar inen manto var. Yemek masasında yine kalıplaşmış yiyecekler.
  • Yemek sahnesi; sakallar ve saçlar Arami etkili yapılmış, baba çocuk ve anne betimlenmiştir. Perspektife çok dikkat edilmemiş. Mutlu bir anı yansıtıyor.

Mezar steli

Karı-Koca birbirine sarılmış hüzünlü bir sahne verilmiş. Figürler cepheden verilmiş alışılmamış bir durumdur. Başlığı ve sakalları Arami özellikleri gösterir. Erkek sağ elinde üzüm salkımı tutuyor şarap olabilir.

Tarhunplas Kabartması

  • Anne çocuğunu şefkatle kucaklamış, sağ elinde kalem sol elinde yırtıcı kuş tutan çocuk var. Anne oturur vaziyette, tesettürlü giysi giymiştir. Duygusal bir sahne.
  • Anne ve oğul tasviri:
    Çocuk yine elinde kalem tutuyor okur-yazar olduğunu gösterir. Annenin başında rozetlerle süslü bir başlık var. Oğlu için hazırlanan mezar steli.
  • Tarımla uğraşan bir kişi betimi var. Arkalıklı sandalyesinde oturan varlıklı bir kişi var.
  • Karı-Koca karşılıklı oturuyor. Gölgelikli tahta oturmuşlar önlerinde yemek masası var.

KARATEPE – ASLANTAŞ

Karatepe Azativattaya – Azativatta

  • Kabartmalar daha çok Kuzey ve Güney kapılarda yapılmıştır.
  • Kapı aslanları: yine çizgisel üslupta yapılmıştır. Kütlevi bir şekilde yine bu gelene devam ediyor.
  • Sfenksler:
    Sakalsız yine Hitit tiplerini andıran şekilde yapılmış. Kütlevi pençeler var yüzlerinde hayret ifadesi vardır.
  • Boğa adamlar
  • Gündelik hayat ön planda. Kral Azativattaya gemi gezisi yaparken betimlenmiş. Balıklar ve yüzenler gösterilmeye çalışılmış. Fenike etkisi.
  • Tapınağa boğa taşıyan bir insan betimlenmiş. Geleneksel özellikler taşıyor.
  • Av sahnesi:
    Boğa yada geyik avlanıyor. Avcı sakalsız başlıklı şekilde betimlenmiş. Benzer sahne Zincirli ve Halep’te vardır.
  • Çocuk ve anne betimi:
    Doğu Akdeniz insanları böyle duygusal sahneler veriyor. Arami ve Fenike sanatında.
  • Üstte akbabalar tavşan yiyor. Altta iki aslan arasında bir hayvanlar hakimi ya güreşiyor ya da dans eder vaziyette betimlenmiş. Böyle iki sahneleri özellikle Assur’da çok görüyoruz.
  • Av sahnesi:
    Kolunun üzerinde bir şahin olan avcı figürü altta ayı avladığını anlıyoruz.



Beğendiysen Hemen Paylaş