Hitit Arkeolojisi

0
Forex piyasalarında siz de kazanmak istiyorsanız tıklayın!

Bu sayfada daha önce Hititlerin kökeni, tarihi, kralları ve tapınakları hakkında oluşturmuş olduğum Hitit Arkeolojisi sayfasının devamı niteliğindedir. Bu sayfada Alacahöyük, Hititlerde Sanat ve Hitit Kaya Anıtları ile ilgili bilgileri ekleyeceğim.

ALACAHÖYÜK
Boğazköy’e 25km uzaklıkta. Çekirdek Hitit bölgesindedir. Kral ailesinden bir prens yönetiyor olmalıydı burasını. Çapı 130m. Dairesel planlı bir kenttir. Düzlükte kurulmuş. Burası ilk olarak 1935’te Atatürk’ün emriyle Hamit Zübeyr Koşey tarafından kazılmıştır. Kente 2 kapıdan giriş vardır. Aşağıdan girmek için kullanılan kapı, özel nitelikli bir kesime geçmek için kullanılmıştır. Batı kapı ise halkın günlük giriş-çıkışlarını yaptığı kapıdır. Altında bugünde saklanmakta olan dirsekli potern yeralır. Potern kapıda, kilit taşı değil de düz taş konulmuştur. Sfenksli kapı (Güneydoğu), Potern kapı (Batı).

Sfenksli kapı: Taş döşeli bir kapı. Girildikten sonra yine taş döşeli bir meydan vardır. Buradan saraya giriliyor. Saray pek çok özelliği ile Büyükkale’deki kral konteksinden özellikler taşımaktadır. İkinci bir kapıdan sarayın avlusuna giriliyor. 75m uzunluğunda bir avlu. İkinci kapıdan girişin 2 yanında aynı Büyükkale’deki gibi küçük odalar var.

Avlunun doğusunda oda dizileri, büyük salonlar, küçük odalardan oluşan ofisler çevreleniyor. Sfenksli kapıdan girildikten sonra batı kemsinde yeralır. Sfenksli kapıda, kapıyı kötülüklerden koruyan 2 anıtsal kabartma var. Sfenksli kapı, ortostatlarla değiştirilmiş bir Hitit kapısıdır. Ortostatlar süs için yapılmış. Bazen kabartmalı bazen de yalın bırakılırlar. Alacahöyük ile Kuzey Suriye’nin ilişkileri sonucu böyle yenilikler yapmış olmalılar.

Ortostatlar: Binanın dış cephesi alt taraflarında görülen, belli konuların betimlendiği kabartmalı taş bloklar, düzgün kesilmiş plaka kaplamalar. Düz, yalında olabilir. Yada görkemli bir görünüm vermekte.
Sfenks; kütlesel, büyük bir blok olarak durur. Alında bant, iri kulak, iri göz, ağız, burun gibi ayrıntılar bozulmuş, kütlesel gövde, aslan pençesi. Sfenksli kapı iç kısmında kabartmalar devam eder. Bir çift başlı kartal vardır.

Ortostatların üzerinde ise;
Üst kısımda insitu bulunmayan taş bloklar, kesin olmayan sadece bir çizimle yerleştirilmiştir. İnsitu olan alt kısımdır.
A: İlk köşe taşında; bir podyum üzerinde yer alan sunak ve boğa heykeli(kurban sahnesi).

B: Onun önünde Hitit sunağı ve daha sonra kral ve kraliçe bir tören giysisi içindedirler. Tanrı kralın tören giysisi ve eğri asası ve yumruk eliyle tipik dinsel selamını veriyor.
C: Arada boş bir blok.
D: Ondan sonra törene katılanlar; Kral Muvatali ve Kraliçe Danuhepa, uzun giysili görevli kurban hayvanlarını getirmekte; koyun, keçi, koç.
E: Dua eden üç kişi, dinsel selam vermekte.
G-F: Arkadan gelen 2 ortostatta törenlerin müzisyenlerce tamamlandığı anlaşılmakta; ilkinde gösteri yapan 2 kişi merdivene tırmanmakta ve bir müzisyen, onun ardındaki blokta iki müzisyen çalgı çalmakta.
H: En son blok bir boğa kabartması ama bitmemiş dairesel biçimde bir boğa rhytonu olabilir.

  • Devrilmiş başka bloklarda bulundu; Her ikisinde de ikişer frizde av sahnesi var.

Hititler’de Sanat
Hititlerin Anadolu’da varoluşundan önce Anadolu’da ne varsa hem onu hemde Önasya’nın binlerce yıllık geleneğinin özümsenmesi ile gelişmiştir. Hitit sanatı tüm bunların sentezidir. Önasya ve Anadolu’da buldukları her şeyi kendilerine çok iyi adapte etmişlerdir. Bu sanat, sanatçı ve sanat atölyelerinden bağımsız bir sanattır. Teakratik Hitit devlet yapısı direktifi ile şekillenmiştir. Tanrılar insan görüntüsündedir. İnsancıl özellikleri ile yaratılmış ve inanmışlardır. Tanrılar kıskanır, öfkelenir, insanları cezalandırır, aileleri olur v.s.

Küçük Plastik Sanat
Figürin ve heykelcikler, bunları yapanların bağımsız eseri değildir. Devleti yönetenlerin koyduğu dini kurallara göre yapılıyordu. Konuları ise; Tanrılar alemi, Tanrılara tapınma sahnesi. Yoğun bir dini mesaj ve etki vardır.

Amulet
Tamamı altından yapılmıştır. Ancak bunlar kazılardan çok, özel koleksiyona aittirler.

  • Figürin, kadın amulet, altın, güneş tanrıçası; Hitit Partheon’un başında yer alır; Güneş tanrıçası, başında güneşi temsil eden şapka. İri badem gözler, iri kemerli bir burun, küçük ve geriye çekilmiş çene, ince dudak, büyük kulaklar. Tanrıça tahtta oturur.
  • Kayseri-Çiftlik, altın; Arkasında kulp var. Şapka güneş tanrısı olduğunu gösterir. Dolgun yanak iri gözler, iri kulaklar, geriye çekik çene.
  • Norbert Schimmel; eserlerin en güzeli, özel koleksiyonere satılmış. Altından güneş tanrıçası; geniş şapka, alında bant, gözlerin kenarında kordon denilen bant yeralır. Kocaman kulak, iri gözler, dolgun yanaklar. Yine uzun elbise var. Kolye var. Aslan pençesi motifli bir tahtta oturur. Kucağında oturan çocuk vardır. Bir eliyle çocuk tutuyor diğer eliyle tuttuğu netse tam olarak anlaşılmıyor. Çocukta aynen tipik Hitit özellikleri görülür. Parmak detayları v.s çok iyi işlenmiş.
  • Sivri uçlu külah var. Bu külahın üzerinde boynuzlar görülmekte. Boynuz hiyerarşi sıralamayı gösterir. Tanrının statüsü arttıkça, boynuz artmaktadır. Yüz özellikleri; iri burun, iri göz, iri kulak, çekik çene, eller önde kavuşur. Hangi tanrı olduğu bilinmiyor. Ya uzun etek yada manto giyer tanrılar. Bu ise kısa etek giymekte ve ayağında sivri uçlu çarık var.

Adak çivileri
Alt kısmı çivi şeklinde ve bunu bir yere çakarlar. Madenidir. Üst tarafı tanrı biçiminde belli yerlerde görüşmüştür; Malatya-Arapkir, Doğanşehir, Gaziantep-Tilmenhöyük, Zincirlihöyük ve Diyarbakır. Kısacası Orta Anadolu’da değilde Güneydoğu Anadolu’da bulunması bunların Hurri etkisi olduğunu göstermekte. Hitit fiziği gözükmekte; iri burun, iri kulak, külah etkisi.

Mühürcülük
Hitit imparatorluk çağına pek ulaşmayan 15/16. yy’a ait damga silindir denilen ender bir mühürdür. Bunlardan sadece 3-4 örnek günümüze ulaşmış. Değerli malzemeden yapılmaktadır. Kont Tyskiewicz tarafından toplanmış. Bu yüzden “Tyskiewicz grubu mühürler” deniliyor. Silindir kısmı da tabanı da ayrı damga basabiliyor. Bu mühürde ölü yakma ve Tanrı’ya tapma töreni anlatılmıştır. Masaya konulan ölü yakılır ve ardından dualar edilir. Buradaki bir figür dövlek heykelciğine benzer şekilde duruyor ve bir ayağını ölüye basmıştır.

Rhytonlar
İçine sıvı malzemeleri konan, pişmiş topraktan çeşitli hayvan vb. biçimlerde kutsal sıvının sunum işlemlerinde kullanılan kap.

  • Hitit rhytonları denildiğinde Boğazköy’de ele geçirilen boğa rhytonları akla gelmektedir. Bir çift olan bu rhytonlar fırtına tanrısının hayvanları Huri ve Şeri’dir. Kırmızı astarlı, açkılı, gözakı ve yular ipi beyaz boyayla vurgulanmış. Gerdanı şematiktir. Ancak gövde, burun gerçeğe yakın. Sırtında bardak şeklinde sıvı konum kısmı var. Buradan konulan sıvı, burun ve ağızdan akmaktadır.
  • Bunların dışında bardak şeklinde rhytonlar var. Törenlerde kullanıldığı belirtilen bu kaplara Akadça Bibru denilmektedir.
  • Boğa şeklinde, bardak gövdenin yarısını oluşturur. Bardak kısmında şerit var. Şeritte herhangi bir tasvir yok. Boğa çok doğal, bacakları, boynuzu gerçekçi.
  • Gümüş görünümünde iki eser. Bir geyik rhytonu. Norbert Schimmel koleksiyonundan. Gerçekçi bir betimdir. Kulak, yüz, burun, bacaklarının üzerine oturması son derece gerçekçidir. Baş ve gövde, boyunda birbirine eklenir. Bardak kısmında bant biçiminde öyküleyici betim vardır. Tasvirler; sahnenin baş kişisi tahtta oturan bir tanrı, sivri kulaklı, bir elinde atmaca, diğerinde kadeh, önünde sunak. Hiyoriglif yazısı var.
  • Birbru-Rhytonlar arasında daha geç bir eser. Yumruk şeklinde. Bilek kısmında ek yeri vardır. Burda da dinsel sahne işlenmekte; tapınak modeli, üzerinde hava tanrısı ve önünde boğa ve onlarında önünde sunak, libasyon yapılmakta.

Figürinler
Bunların çoğu tapınaklarda bulunmuştur. Adak eşyası olarak verilmiş olabilirler.

Eski Hitit Çağı Heykelleri
Genellikle başlarında sivri bir külah yer alır. Takkeli olanlarda vardır. Kulak yakınlarında boynuzları bulunur. Hitit suratları geniş yüz, elmacık kemikleri hafif çizik, dolgun yanaklı, iri burunlu, çene ufak ve geriye çekik, ince dudaklı ve kocaman kulaklıdır. Atletik, üçgen vücutlu, bel dar, geniş omuzludur. Hepsi de bir kol öne doğru uzatılmış, sağ kol ise yumruk şeklindedir. Önemli bir özellik de; ayaklarının altında küçük çıkıntıların bulunmasıdır.

Dövlek heykelciği
11,4cm olup bronzdandır. Bir zaman üzeri altınla kaplıydı. Sivas Dövlek’te bulunmuştur. İri kulak, iri gözler, yüz Hitit özelliklerini sergiler. Yakası “V” biçiminde gömlek şeklinde. Çok haraketli atletik tanrı görünümünde kısa eteklik giymiş. Bacakları, ayakları çok iyi belirtilmiş. Bir el yukarda bir el yumruk şeklinde.

Konya Heykelciği
14,5 cm bronzdan. Dövlek heykelciğine benziyor. Gözler çukur badem şeklinde, iri göz ve iri kulaklı, ince dudaklı, çekik çeneli. Bu heykelcik bazılarına göre taşra işçiliği sergilemektedir.

Karaman Heykelciği
Yüzey buluntusu olarak bulunmuştur. Türkiye’dedir. Gözler encruste olabilir. Ayak altında büyük bir çıkıntı vardır. Kollardan biri yukarı diğeri aşağı doğru uzanmıştır.

Hitit İmparatorluk Çağı Heykelleri:
Eski Hitit çağı ile İmparatorluk çağı heykelleri arasında farklar var. İmparatorluk’ta daha detaylı kaşlar, gözler, yüz ifadesi ve giysi vardır. Belde kemer vardır. İmparatorluk çağında yapım tekniği de değişmiştir.

Amasya Doğantepe: 24,5cm, bronzdan. Bacak ve kolları eksik çünkü kollar ve bacaklarda vida delikleri açılıyor. Bu kol ve bacaklar vidalarla eklenir. İkinci özellik detayların artması ve daha doğal daha gerçekçi yapılması. Külahta, yüzde farklılıklar gözükür. Birde belde kemer yeralır. Boyları biraz daha büyük olabiliyor. Eteklikler diz üstüne kadar olabiliyor. Öne uzatılan kollar tanrı imgesi taşıdığını gösterir. Yine ayaklarında çarık ve altında çiviler vardır.

Boğazköy heykelciği: 14,7cm, bronz, Berlin müzesinde

Ugarit heykelciği: 16,7cm, Louvre’de.

Afyon heykeli: 26cm, 9kg, bronz. Hitit sanatının en güzel eserlerinden biridir. Kol ve bacak olmadığından nasıl bir haraketi olduğu bilinmiyor. Burnu zedelenmiş, ince dudaklı, iri kulak, saçı at kuyruğu gibi, enseden omuza doğru aşağı iner. “V” yakalı gömlek, önden yırtmaçlı etek. Hafif gülümser biçimde.

YAZILIKAYA  AÇIK  HAVA  TAPINAĞI

Seyhan ve Ceyhan Nehri’nin Çukurova’ya dökülen yerindeki açık hava tapınakları önemlidir. (2. bin yıl) Hititler için imza niteliği taşıyan bu tapınaklar Kayseri’den Adana’ya kadar yayılıma sahiptirler. Önemli yollar üzerine kurulmuşlardır.

Yazılıkaya 1832 yılında Charles Texier tarafından anlaşılmıştır. Burası sadece açık hava kült yeri değil, mimari tapınak ile bütünleşmiş, dünyada benzeri olmayan dini bir alandır. Çok geniş alana yayılmaz ve arada galeriler bulunur. Kayalar çok iyi kullanılmıştır. Buranın işlevi önemli kült noktası olarak dini aktivitede bulunmaktır. Kabartmalarda Hitit pantheon (Tanrılar Alemi)’u bulunur.
Tabakalar:

D- I. Suppiluliuma à ~ MÖ. 1200 İmp. sonu

C- IV. Tudhaliya à  ~ MÖ. 1250-1230

B- III. Hattuşili à ~ MÖ. 1270-1250

A- Eski Hitit à ~ MÖ. 16.- 15 yy.

A evresi: Kayalığın ön kısmı temenos ile kapatılmıştır. Kült yeri sınır duvarı bulunur. Elde fazla buluntu yoktur. Çanak çömlek sayesinde tarihleme yapılmıştır. Kabartma tarihleri daha geç döneme aittir. (III. Hattuşili – IV. Tudhaliya) Sadece kapılar simetriktir, yapı asimetriktir. Ortada taş döşemeli iç avlu, avluda arınma odası vardır.

B evresi: Bu dönemde binanın çekirdek kısmı yaptırılır. Binanın bittiği yerde tapınak vardır. Tapınağa genellikle bayram (ilkbahar) törenleri ‘ANTAH~SUM ’ için gelinirdi. Bu tapınakta cella yerine avludan yapılan kapı ile kayalara geçiş sağlanır. Bu önemli bir farktır.

C evresi: Güneye bir kapı binası daha eklenir. Dörtgen, tam simetrik, çok özel bir kapı girişidir. Kapıda bir çift aslan heykeli IV. Tudhaliya’yı temsil eder. Bu ritüeller-geleneklerin devamı son derece önemli idi.

D evresi: Bu karmaşa döneminde, kuzeye eklemeler yapılırken kısa sürede yok oldu.

Kayalık alanda 2 galeri bulunur.

A odası à ana oda    tören sırasında direkt girilen yer

B odası à yan oda    dar bir geçitten girilen, ölü kültüne ait yer

A Odası: Buradaki kabartmalar Hitit pantheon’unu kapsar ve önem sırasına göre boya dayalı olarak yerleştirilmişlerdir. Kapıdan çıkışta solda Tanrılar, sağda Tanrıçalar, ana sahnede –ortada- Ana Tanrı ve Tanrıça vardır. Burada tören eşyalarının konulduğu yer de bulunur. Tanrı ve Tanrıçalar’ın kim olduğu hiyeroglifleri sayesinde anlaşılabilir.

TANRILAR: Başta, solda 12 Tanrı gelir. Önünde natürist inancın simgesi olan 3 tane Dağ Tanrısı (K. Suriye etkili) bulunur. Bunların ilk görüldüğü dönem MÖ. 1800’dür. Eteklerindeki çıkıntılar sayesinde ayırt edilebilirler. Uzun sakallı, yaşlı, profilden, ya da baş eğik halde kafalarında tanrıyı taşımaktadırlar. Eller göğüs üzerindedir. Sonra isimleri okunamayan  bir dizi tanrı bulunur. Devamında gökyüzü simgesi taşıyan boğa adamlar vardır. Diğer önemli tanrı Güneş Tanrı, Utu bulunur. Aralarında anlaşılamayan tanrılar da vardır. Buradaki Güneş Tanrı’nın bir önemi Giysisinin Hitit tarzına çok benzemesidir. Ayrım elinin üzerindeki hiyeroglif ve kafasının üzerindeki güneş kursu ‘AEDICULA’  ile sağlanır. Bunun yanında ay tanrısı Sin bulunur. Başlığının ortasında bir hilal –Lunula- vardır ki bu, kanatlı ve kısa eteklidir. Sonrasında önemli bir 3’lü gelir. Bunlardan  biri I~star’dır.  I~star burada hem erkek, hem kadın kimliğine bürünür, savaşçıdır ve tanrı alayının içinde bulunur. Bu açıdan Koloni Çağı özelliklerinden farklıdır. Kuyruklu erkek giysisi vardır. 2 kadın daha vardır ki bunlar I~star’ın yardımcılarıdır. Bunlar Ninatta ve Kulitta’dır. Başlıkları farklıdır, birinin elinde ayna, diğerinde parfüm şişesine benzer nesne bulunur.

TANRIÇALAR: Sağ kesimdeki tanrıçalar birbirinden ayrılamaz çünkü giyimleri birbirine çok benzer. (gömlek, çizgili etek, polos) Yandan tasvir edilir ve aynı hareketi yaparlar. Merkez sahneye giderken boylar uzar. Kabartma önüne hediye bırakma amacıyla platform yapılmıştır.

ANA SAHNE: Dağlara basan Hava Tanrısı Koloni Çağı’nın devamı niteliğindedir. Baş Tanrı Te~sup, Arinna’nın Güneş Tanrıçası , Hepat (u) ve oğulları ~Sarruma, arkada iki kızları bulunur. Bu gurubu III.  Hattu~sili ve Puduhepa kendi aileleri ile özdeşleştirmişlerdir. (III. Hattu~sili-Puduhepa-IV. Tudhaliya- Kızlardan biri Amurru Kralı Benk~sina, diğeri II. Ramses ile evlenmiştir) Fırtına Tanrısı Te~sup kısa etekli, çarıklı, belinde kabza, kalmuş, saçları kuyruklu, kafasında büyük bir taç ile betimlenir;  kutsal hayvanı boğa (şapkalı)dır. Hepat (Güneş Tanrıçası) kutsal hayvanı panter üzerinde, başında polos; panter ise dağların üzerinde iken, Te~sup’u dağ tanrıları taşımaktadır. Çocuklardan ~Sarruma’nın (Fırtına Tanrısı) elinde baltası, dağ üzerinde panterin tepesinde bulunur; panterin kuyruğu yukarıya doğru kıvrıktır. Kızlar çift başlı kartalın kanatları üzerinde yer alırlar.

Diğer kenarda IV. Tudhaliya’nın tasviri yer alır. Öncekiler III. Hattu~sili, bu kabartma ise IV. Tudhaliya adına yaptırılmıştır. -I. ~Suppiluliuma da yaptırmış olabilir.- Çarık, şallı palto, dağlar üzerinde, elinde kalmuş, elinin üzerinde ise kartuş (imza-amblem) bulunur. ~Samas giysisi giymiştir.

B Odası:  Birkaç basamak ile dar alandan geçilir. Burada bizi bir çift ‘DEMON-cin’  karşılar. Bunlar kanatlı, aslan başlı, pençeleri açık, korkutucu, kısa etekli, insan bacaklı yaratıklardır. Karşılıkla iki tanrının oturduğu bir daha vardır ancak tanımlanamaz. Girişte sağda 12 tanrı bizi karşılar. Bunlar ölüler dünyasının yeraltı tanrılarıdır. Tudhaliya’nın kartuşu tekrarlanır.

Sol duvarda ise çerçeve içine alınmış tasvir bulunur. Bu tasvir ~Sarruma’nın IV. Tudhaliya’yı  ölüme götürüş sahnesidir. Muhtemelen I. ~Suppiluliuma tarafından yaptırılmıştır. Aynı odanın dip kesiminde ise 3 m.’yi aşan karışık tasvir yer alır. Ölüler dünyasının Nergal-Kılıç Tanrısı bu betimde yer alır. Küpeli, külahlı tanrıdır. Tanrının omuzlarından hırlayan aslan protomu fırlar. Gövdesini ise baş aşağı aslan oluşturur, bacaklar kılıç biçiminde kült odasının tabanına saplanmış haldedir.

C Odası:  Girilmeyen, karanlık odadır.

                HİTİT  KAYA  ANITLARI / AÇIKHAVA  ANITLARI

                Yazılıkaya (Boğazköy)                                                   Kilikya / Seyhan – Ceyhan

                Gâvurkalesi (Ankara)                                                    Sirkeli

                Karabel (İzmir)                                                                Fraktin

                Akpınar                                                                              Taşçı I-II (Yazıtlı)

                Fasıllar (Konya-Beyşehir)                                            Hanyeri (Gezbel)

                Eflatunpınar (Konya-Beyşehir)                                 Hemite

                                                                                                              İmamkulu (Kayseri)

 

 ‘Südburg’ Frig kalesi

Nişantepe

IV. Tudhaliya’ya ait kaya önünde yer alır.  E’NA4 –hekur- denilen törenlerde kullanılan kayalar vardır.  Doğal Hitit yolunun karşısında ve Nişantepe’nin karşısında mezarların oluşu, törensel alan anlayışını beraberinde getirir.  Mezar odasında hiyeroglif yazıtlar ele geçer. Bu mezar odalarına daha sonra Frig istilası sırasında orthostadlı duvarlar üzerine sur inşa edilmiştir. Kral kabartmasının önünde bir çukur bulunur. Kapılar kemerlidir. Hitit kralının öteki dünyaya gidişi ile ilgili yazıta sahiptir. 2 nolu oda –mezar odası- kabartmalı iken, kale dışında kalan oda 1 nolu mezar odasıdır. Ancak eldeki kanıtlar yetersiz olduğundan mezar odası olduğu şaibelidir. Gordion, Ilıcalı, Osmankayası (kremasyon) mezarları da bulunur. Ancak bunlar kral mezarı değildir. Bu durum soru işaretini korur.

2 nolu mezar odasına geri dönecek olursak; kabartma önündeki çukurda kremasyondan arta kalanların bulunacağı düşünülmüş ancak böyle olmamıştır. Kabartma Hitit kralına aittir ve görünüşü Samas’a benzetilebilir. Kabartmalarda ‘Ölen bir Hitit kralı Tanrı olur!’ düşüncesi yansıtılır. Kralın başının üzerindeki kanatlı güneş kursu (Yazılıkaya-IV. Tudhaliya kartuşunda da görülür) da aynı kabartmada karşımıza çıkar. (aedicula) Yandaki taşlarda ise ölü kültüyle ilgili yazıtlar bulunur.

Friglerin bu kabartmalara saygıları yoktu ancak taşlar kaliteli olduğundan kullanmaya devam etmişlerdir.

Gâvurkalesi à kültürün yabancı görülmesi, kabartmalara bunun yansıtılışı isme etki eder

1961 yılında George Parrot tarafından saptanır. Van der Osten, J. Garstang’ın da bulunduğu arkeologlar burada çalışmıştır.

Buraya kazematlı sur ile çevrili küçük kale inşa edilmiştir. Kuleli kapı geçidi ele geçirilmiştir. Kayalığın tepesinde taş temelli, dörtgen planlı oda bulunur. Buranın hekur-öteki dünyaya yolcu etme törenleri odası olduğu düşünülür. (13 gün sürer) Kremasyonun nerede yapıldığı bilinmez iken ölü kültü ile ilgili olduğu bilinir.

Akpınar

Ana Tanrıça kabartmasına sahiptir. Niş içerisinde, Hititlere ait olduğunu savunanlar da vardır. (?) Niobe – Spylos dağları

Eflatunpınar à dağ, pınar, göller kutsal sayıldığından

Beyşehir gölü yakınında yer alır. Eflatunpınar W. Hamilton tarafından 1867 yılında keşfedilir. Doğudan kaya yüzeyine işlenmiş bir kaya anıtı olmayışı diğer kaya anıtlarından farkı yaratır. Hititler döneminin Tarhuntaşşa’sı bu sınırlar içerisindedir. Anıtın önünde havuz olduğu anlaşılır. Çok düzenli örülmüş, kabartmalı (oturan aslan-boğa)’dır. Anıt havuzun baş köşesinde yükselir. Kabartmalı bloklar üst üste konarak dikdörtgen şekilli bir yapıya ulaşılmıştır. Yapı trakitten yapılmıştır. Anıtın üzerinde kanatlı kurs, en altta dağ tanrıları sırası vardır ve tanrılar cepheden betimlenmiştir. Bu sıra diğer figürleri omuzlarında taşıyor gibidir. Onların üzerinde tanrı ve tanrıça, çerçevede ise karışık yaratıklardan oluşan tasvir bulunur. Tanrı ve tanrıçanın başları üzerinde de güneş kursu bulunur.

Fasıllar

Buradaki heykel 8.20 cm. uzunluğundadır. R. Alexander der ki Fasıllar anıtı Eflatunpınar’dan taşınıp Fasıllar’a getirilmiştir. Ancak bu mümkün değildir. Anıtı hava tanrısı oluşturur. Bir çift aslan, aslanların arasında başka bir tanrı bulunur. Bu tanrı hava tanrısını taşır. Aynı taşıma durumu Yazılıkaya’da da karşımıza çıkar. Bir kol önde, diğeri yukarıda, iri kulaklı, dövlek heykelciğine benzeyen yapısı vardır. Ancak anlaşılıyor ki bu anıt tam bitmemiştir. (çarık, aslanlar, eller kalkık)

Kayseri’den Seyhan-Ceyhan çizgisini izleyen yol:

Sirkeli Anıtı

Muvatalli’ye ait bir yazıt ve betim blunur. (Kurt Bittel)

Fraktin Anıtı

Kayalık bir yüzeydedir. 3.25 cm uzunluğa, 1.35 genişliğe sahiptir. Ramsay tarafından bulunmuştur. III. Hattusili-Puduhepa –Tesup’a libasyon- ile Tesup-Hepat –Hepat’a libasyon- kabartmalarına sahiptir. Kabartmalarda markaya rastlanır.   III. Hattusili – Tesup’a : Tesup’u kalmuşundan ve markadan tanırız.

Puduhepa – Hepat’a : sunu masasında kartal bulunur, Hepat’ın elinde kadeh var

Giyim ve görünüm Yazılıkaya’dan farklıdır. Çünkü bölge Hurri kültürü etkisindedir. Kizzuvatna sınırları içindeki krallıktır, Hititler’e bağlı ancak Hurri geleneklidirler.

İmamkulu Anıtı

Kayserili öğretmen tarafından bulunup, tanıtılır. Kabartmalar çok siliktir. 3 dağ tanrısının ensesine basan fırtına tanrısı ve boğa tarafından çekilen arabası ile yardımcı figürler mevcuttur. Dağ tanrılarının altında, 3 tane demon-cin dağ tanrılarını  taşımaktadır. Sağda bir ağaç, en arkada bir savaşçı, üstte yazıt ya da kuş olduğu düşünülen yardımcı figür yer alır.

Hanyeri – Hemite Anıtları

Yöresel kral ya da tanrı anıtları yer alır. Kizzuvatna geleneğine uygun yapılmışlardır.

Taşçı I-II Anıtı

Hiyeroglifli bir anıttır. Ancak kabartma değildir. Düzensiz yerleştirilmiş bir yazıttır. Fraktin Anıtı gibi III. Hattusili’ye ait anıt olduğu anlaşılır.

GENEL NOT: Açıkhava anıtları işlevleri 3 gurupta toplanabilir.

-  kült amaç

-  Seyhan/Ceyhan’da siyasi güç ve uzantıyı kanıtlama

-  yol gösterici olma

Bahsedilen tüm bu anıtlar MÖ. 14.-13. yy’a tarihlenir.




Beğendiysen Hemen Paylaş