Roma Dönemi

0
Forex piyasalarında siz de kazanmak istiyorsanız tıklayın!

İ.Ö 2yy’da Roma en geniş sınırlarına ulaşır. Burası Britanya adasının ortalarından Avrupa, Balkan, Anadolu ve Afrika’nın kuzeyini kapsar. Roma dönemi ( İ.Ö 753 – İ.S 476) tarihini kapsar.

Roma Krallık İ.Ö 753 – İ.Ö 509-507
Roma Cumhuriyet İ.Ö 509-507 – İ.Ö 27
Roma İmparatorluk İ.Ö 27 – İ.S 476

İmparatorluk Dönemi:
Augustus   İ.Ö 27 – İ.S 14
Lulius-Claudiuslar İ.S 14-68
Flaviuslar 69-96
Nerva-Traianus 96-117
Hadrianus 117-194
Antoninuslar 138-193
Severuslar 193-235
Asker İmparatorlar 235-284
Tetrarkhlar 284-312 ( 4’lü yönetim)
Geç Antik 312-395/476

Roma Capitalinus: Bu heykelde dişi kurdun çocukları emzirme sahnesi var. En erken Roma dönemi eseridir. İ.Ö 5yy ilk yarısına tarihlenir. Bu Etrüsk dönemi eseridir. Romanın kuruluş efsanesini yansıtır. Bronzdan hırlayan bir kurt ikizleri besliyor.

En erken yerleşim izleri: Roma 7 tepeyi kapsar. Bunlar Aventinus ,Palatinus,Caelius,Capitolinus, Esqulinus,Viminalis,Quirinalis’tir. İlk buluntular Palatinus tepesinde görülür. Burada yakılarak külleri saklanmış mezarlar var. Burada küçük oval planlı kulübeler görülür. Giriş dar tarafta yer alır. Burada orta direğe ait izler var. Buda çatıyı desteklemek içindir. Burda ahşap, saz, dal ve çamur kullanılmıştır.

Urne: Yakılan kemik ve kül parçalarının konulduğu pişmiş topraktan oval biçiminde ev.

İ.Ö 8yy’da İtalya: Bu dönemde İtalya’da, kuzeyde Etrüskler vardı. Güneyde yunan kolonileri vardı. Bu yüzden buraya Magna Greacia denir. Daha güneyde ise Kartacalılar vardı. Bunlar Fenike kolonileridir. Orta’da Roma vardır.

Etrüsk etkisi ve kültürü: En önemli yansması olarak, tapınak mimarisi gösterilebilir. Tapınak, Podyum’un üzerinde yükselir. Basamaklar sadece önde. Derin bir ön planı var. Sütunlar sade ve önde yer alır. Yani yapının ön planında ve sadece cephe vurgulanmış merdivenle beraber. Sütunlar Toskan sütun. Üç cella var. Üç cella’nın üzeri dik bir çatıyla örtülmüş.

Etrüsk sanatı: Mimaride alt yapıda taş, üst yapıda ahşap ve kerpiç kullanmışlardır. Etrüsk tapınaklarının en önemli özelliği yüksek bir podyum olmasıdır. Bu topraklarda ön cephe vurgulanıyor. Bir derin ön galeri oluşturuluyor. Ön cephe dışında diğer kenara sütün dizilmiyor. Cella’nın yan duvarları ve arka duvarları podyumun kenarına yaslanıyor. Etrüsk tapınaklarında toksan sütunları kullanılıyor. Bunlar Dor düzenine benziyor. Farklı olarak kaidesi var. Etrüsk tapınaklar 3 cellaya sahiptir. Çatı ise beşik şeklinde hem geniş hem de dik ve ağırdır.

Capitalium tapınağı: Burada yine üç cella var. Bu üç cella yüksek podyumun üzerinde yer alır. Sadece ön tarafta basamak var. Geniş bir ön galeri var. Bu galeride altışar üç sıra halinde sütun var. Yalnız bu tapınakta farklı olarak yan kenarlarda tek sütun halinde sütun sırası var. Sütun olarak ön cephe daha çok vurgulanıyor. Bu yan yana yapılan üç celladan Romalıların üç tanrısı var. Ortada Jupiter (Zeus), sağında karısı Minerva (Hera), solunda ise kızı Luna (Athena) var. Bu Roma devletinin egemenliğini vurgulayan bir tapınaktır.

Portonaccio tapınağı (Veii): Veii’de bulunan Apollo heykeli. Apollo ve Heracles betimlenmiş. Heykel parça parça üretilmiş pişmiş topraktan. Üstünde manto var, hareketli , stilize edilmiş, arkaik gülümseme var. İ.Ö 6yy sonlarına tarihleniyor. Etrüsk heykeltıraşlığına örnektir.

Portre: Belli bir insanın kendi yüz hatlarıyla yapılmış betimlerdir.

Brutus portresi: Roma portreleri içinde en erken eserdir. Bu baş Roma devletinin ilk konsülü olan Brutus ile bağdaştırılır. Capitolinus tepesinde bulunmuştur. Bir büst olarak tümlenmiştir. Roma’da konservatörler sarayında yer alır. Eser bronzdur. Gözler enkurustasyon(?) malzemesiyle orijinal yapılmıştır. Saçlar seyrek ve düz taralıdır. Kısa kirli sakallı, kaşlar kalın ve kılçınlıdır. En önemlisi yaşı ifade eden kırışıklıklar işlenmiştir.  Burada realizm vardır.

Hatip heykeli: Bronz. Pila’da bulunmuştur. İleri yaşlarda bir erkektir. Sağ bacak taşıyıcı sol bacak serbestir. Figür sağ elini yukarı ve öne doğru uzatmıştır. Burada hitap ettiğini gösteriyor y yüzden buna hatip denir. Bu bir tunica giymiş, üzerine de toga sarmıştır. Toga Etrüsk’e ait bir kıyafettir. Figürün yüz hatlarında gerçeklik var. Heykel İ.Ö 100-75 arası tarihlenir. Heykelde bir yazıt var. Yazıtta Avle Metle yazıyor.

Tivoli komutanı: M.Ö 1yy mermer. Bu erkek heykeli de ileri yaştadır. Saçları dökülmüş, yüzünde de çok sayıda kırışık var. Burada da realizm var. Vücudun büyük kısmı çıplak, omuz ve kalçayı örten bir elbise var. Atletik vücudu var. Kaslar işlenmiştir. Bu vücut yüz ile aynı yaşta değildir. Bu kişide yüz realist vücut ideal anlayışla yapılmıştır. Bu sanata eklektik denir.

Demosthenes heykeli: Bu Atinalı bir hatiptir. O da ileri yaşta bir erkek olarak betimlenmiştir. Onun vücudunda ise baş ile vücut arasında tam bir uyum vardır. Göğüsler sarkık, omuzlar çökmüştür. Eller önde kavuşturulmuştur. Roma portrelerinde önemli olan daima baş veya yüzdür. Yunan sanatında ise beden de önemlidir. O yüzden Yunan sanatında büst yok Roma’da var.

Servius duvarı: Bu yapılırken kesme poros taşı kullanılıyor. Bu suni duvar 6yy ile 4yy’ın başlarına tarihleniyor. Kral Servius bu sur duvarını Kelperin ( Fransa’da yaşayan savaşçı kavim) saldırılarına karşı yapmıştır.

Drenaj: Etrüsklerden alınan büyük bir kanalizasyon sistemi

Clouca Maxima: Bu tiber nehrine kadar ulaşan kanalizasyon sistemi gibidir. Tonozlu bir kemer şeklindedir. Burada kanat 6yy’a tarihleniyor. 6yy’da yapımına başlanmış olabilir ama üstünün kapatılması İ.Ö 3yy’da yapılmıştır.

Kemer: İki düşey ayak üzerindeki aralığı kapatan eğrisel unsurdur.
1) Monolit kemer: iki ayak üzerinin kemer gibi tek eğrisel bir kayayla örtülmüştür.
2) Bindirme kemer: Bindirme tekniği iki ayak üzerindeki açıklık kapatılırken üzerine getirilen bloklar birbirine git gide yaklaştırılarak kapatılıyor. Açıklık yatay öğelerle kapatılıyor.
a) Kademeli: Birbirine yaklaştırılan bloklar düzeltilmeden bırakılırsa buna kademeli denir.
b) Düzeltilmiş olanlar: Bu yaklaştırılan taşlar bloklar düzeltilip traşlanır buna düzeltili kemer denir.
3) Beşik kemer (Gerçek kemer): İki ayak üzerindeki açıklık kama şeklindeki taşlarla örtülüyor. Saplanır gibi boşluğa diziliyor.

Düzey elemanları
a) Kemer açıklığı: iki düşey kenar arasındaki boşluğa denir.
b) Kemer taşı: Kama biçimli taşlara denir.
c) Kilit taşı: Kama biçimli taşlar yan yana dizilirken zirveye konan taş çok önemli. Bu diğerlerinin başlangıcı buna denir.
d) Koltuk taşı: Kilit taşının iki yanındaki taşlara denir.
Düz kemer: Bunlar kama biçimindeki taşlarla dümdüz şeklinde kapatılmıştır.
Beşik Tonoz: Beşik kemer tekniği bir mekanı örtmek üzere bir çatı olarak kullanıldığında, uzatılarak çatı şeklinde yapıldığında buna beşik tonuz denir.

Porticus Aemilla: Buraya ambar diyebiliriz. İlk inşaat İ.Ö 193’tedir. İ.Ö 173’te ise geniş bir onarım görmüştür. Burada çok sayıda beşik tonuz kullanılmıştır. Burada tek sıra beşik tonuz yok burada 4 beşik tonuz sırası var. Ön sıradan arka sıraya bakılınca tonuz ekseninin birbiriyle çakıştığı aynı eksen üzerinde yer aldığı görülüyor. Arkaya doğru tonozlar yükseliyor. Bu yükselti zeminin yükseltilmesiyle yapılıyor. Bu da aydınlatmak içindir. Apollon Didyma Tapınağında en önemli örnekleri görülür.

Forum: Kentin merkezini oluşturan meydana denir. Kentin ekonomik, tarımsal,dinsel çekirdeğidir. Bunlar yunandaki agoralara benzer. Bir meydan söz konusudur. Burada birde fazla stoa, meclis, tapınak yer alır. Gerek Roma’da gerekse Yunanistan’da zamana ve mekana bağlı olarak statü kazanabiliyor.

Forumu yunan agorasından ayıran farklar;
a) Roma forumlarında bazilikalar olabilir.
b) Roma’da senato yapısı var.
c) Halk meclis binası var.
d) Hatip locası var.
e) Daha çok sayıda tapınak var. ( Bunlara Forum Romanum denir.)

Curia: Roma’daki senato yapısına denir.
Comatium:Halk meclisi
Rostra: Hatip locasıdır.
Regia: Kral evi

Bazilica: Forumların bir uzantısıdır. Mimariye Roma’lıların katkısıdır. Bunların yapılma amacı Forumda yapılan ticari ve büyük mekanların yaratılmasıdır. Bunlar bir çeşit ofis binası gibi, bunların içinde hukukçular, politikacılar ve bankerler var. Bir bazilica dikdörtgen planlıdır. En önemli özelliği iç mekanı iki veya daha fazla sütun sırasıyla bölünmesidir. Bu sütun sıralarıyla yan nef elde ediliyor. Birde bu sütunlar ikinci bir katı taşıyor. Aydınlatma orta nefe açılmış pencerelerle sağlanıyor. Bazilikaların girişi kısa yandadır. Burda kişilerin çalışma mekanı var. Kapının karşısında kavisli şekilde yönetici ofisi var.

Castrum: Roma kentleri düzensiz olarak gelişmiş kentlerdir. Ama mimaride düzenli yapılarda var. Castrumlar askerlerin kullandığı geçici kamp yerleridir. Kamp kurdukların yerin etrafında dikdörtgen şekilde bir çit yapıyorlar bu çitin kenarlarının tam ortasına gelecek şekilde 4 kapı açılıyor. Kapının kenarında nöbetçi kulübeleri var. Sonra çit duvarının içindeki alana düzenli ızgara planı oluşturacak şekilde yapılar yapılıyor. Zamanla bu geçici kamp yeri kaleye dönüşebiliyor. Burada kuzey kapıyla güney kapı arasında bir yol uzanıyor. Buna Cardo deniliyor. Doğu ile batı arasındaki kapıya decumanus deniliyor. Arada kalan dikdörtgen yerlere insula deniliyor. Castrumlar daha sonra kentlere dönüşür. Biri İsviçre’de Agusta Rawrica diğeri İngiltere’de Aqua Sulis’tir.

Ostia: M.Ö 349 Kent Roma’nın limanı. Roma’nın en erken Castrumlarındandır. Tiber nehrinin ağzında yer alır. Büyük İmparatorluk merkezinin limanıdır. 4yy’ın ortalarında Castrum olarak kullanılmıştır. Daha sonra ithalat limanı haline geliyor.

Campania bölgesi: İkinci düzenli mimari Hellenistik dönemde görülür. Burası yanardağın püskürtüleri ve külleri altında kaldığından günümüze kadar korunarak gelmiştir. Burası Napoli’nin güneyinde bir araziyi kapsıyor.

Pompei İ.S 8YY Osk yerleşmesi: Burası Hellenistik şehirciliğin etkisiyle düzenli şekilde inşa edilmiştir. Burda dikdörtgen şekilde insula var ve farklı yöndedirler. M.Ö 7yy bir Etrüsk kalesi. Güneybatı kısmı çekirdek kısmını yansıtır. Merkezde agora, onun etrafında ızgara planlı birimler.

Domus: Aile evi anlamına geliyor. İnsulaların tamamını kaplayan aile evine denir. Tek bir girişi var. Kapıdan gelince yarı kapalı bir avlu var buna atrium denir. Bu avludaki açıklığa comluvium denir. Yağmur sularının aktığı havuza implavium deniliyor. Evin erkeğinin bürosuna tablinum denir.

Roma Cumhuriyet Dönemi Kutsal Alanları

Praeneste (Fortuna Primigenia Kutsal Alanı): Burası yamaçta yer alır. Bu yamaçta büyük oranda teraslama yapılmıştır. Kutsal alan 6 teras üzerine kurulmuştur. Bu teraslar güçlü destek duvarıyla sağlamlaştırılır. Bu teraslara basamaklarla çıkılıyor. Eksenselliği çok güçlüdür. Tamamen simetriktir. Bu altı hesap üzerine kurulan kutsal alanların beşik tonozlu alt yapılar ise galerileri önem taşıyor. Bu düz elemanların yanı sıra kavisli elemanlarda dikkati çekiyor. Arkada kavisli en kutsal yer var. En tepede at nalı şeklinde çift nefli galeriler var. Merkezinde bir merdiven var. Bu basamaklarla kakea’ya (?) benzeyen bir alana geçiliyor. Bunun arkasında ise küçük yuvarlak bir yapı var. Roma mimarisinin bir başka özelliği de harç kullanılmasıdır.

Opus quardratum: Kesme taşı tekniğine denir. Romalılar harçtan yararlanarak çeşitli duvarlar yükseltiyorlar.
Opus incentum: Düzensiz taşlardan yapılan ara sıra döküm olarak harç ve moloz dökülen duvar yapım tekniğidir.

Terracia Jupiter Anxur Kutsal Alanı: Napoli’nin kuzeyinde Roma’nın güneyinde deniz kıyısında yer alır. Denizden 200m yükseklikte bir arazide yer alır.  İ.Ö 2yy’ın sonu ve 1yy’ın başlarına tarihlenir. Burada da eşit tonozlar ve teras üzerine oturtulmuş kemerler var. Bu kemerler opus incentum tekniğiyle yapılmıştır. Burada dikdörtgene yakın teras var. Ama toprak ve diğer öğeleri düzenli yerleştirilmemiştir. Doğusunda büyük bir alan düzensiz bir şekilde bir duvarla sınırlandırılmıştır. İçinde tapınak var. Tapınağın podyumu var ve ön cephesi vurgulanmıştır. Pseudoperipteros  planlıdır.

Roma Portounus ( Fortua Virilis) Tapınağı: Bu pseudoperipteros planını çok iyi şekilde yansıtır. Küçük bir tapınak ve ion düzenlidir. İ.Ö 100 civarında yapılmıştır. Podyumu var. Ön cephe vurguludur önde dört sütun var. Arkasına birer sütun eklemiştir. Bunun ardında cella var. Cellaların üç kenarı boyunca sütunlar cella duvarına bitişik yapılmıştır. Bu şekilde pseudoperipteros plan ortaya çıkmıştır.

Cosa – Capitolium – M.Ö 273
Etrüsk merkezi, Kuzeybatı yerleşmesi. Roma’nın ilk kolonilerindendir. 2yy polygonal bir teras üzerinde bir capitolium. Cosa’daki bu Capitolium Roma egemenliğini göstermek için yapılır. Podyum üzerinde tapınak. Ön cephe 4 sütun. Pronaos, distyl in Antis özelliği gösteriyor. Cella sütunların ardından. 3 cella. Naos duvarı stylosla çakışır.

CUMHURİYET’TEN İMPRATORLUĞA GEÇİŞ

M.Ö. 27 Augustus ünvanını alır. En yüce anlamında.
M.Ö. 17 İkinci kez Augustus ilan ediliyor.
M.Ö. 2 PETER PATRİAE, babanın babası ünvanını alır.

Prima Porta Heykeli

Prima_Porta_Heykeli_Augustus
Bu heykel Prima Porta’da bulunmul. Bir villada. Şuan Vatikan’da   bulunmaktadır.   Augustus bir komutan.   Tunica üzerinde zırh var.   Kaslı bir zırh.   Kalçasında manto sarılmış.   Kaslı zırhın üzerinde: Tam merkezde asker ve onun karşısında doğulu.   Romalılara (Partlara) kaptırdığı standart ordu bayrağı(sancak) yer almakta bu   da Zafer Kavramı demek.

Augustus denildiğinde yoğun iç çatışmalardan çıkmış yorgun ordu söz konusu. Burda Augustus kurtarıcıdır. Askeri zaferler kazanılıyor. Zaferlerden sonra barışçıl ortamda kentli halklar gelişebiliyor.
Augustus dönemi kavramları; ZAFER, PAX ROMANA (ALTIN DEVİR), TANRISAL SOY.
Pax Romana, Roma barışı demek bu da Roma’da Altın devri getirir. Tanrısal Soy ise hem yazısal eserlerde, hem de görsel sanatlarda sık sık karşımıza çıkıyor.

Dönemin sanatında idealizm öne çıkar. Gerçeklik yerini idealizme bırakır. Tanrılar, imparator, hatta sıradan yurttaşlar, Cumhuriyet döneminden farklı olarak betimlenmiştir. İdealleştirmek;  Güzelleştirmek, kusurları gidermek ve Gençleştirmek. Portlerinde yaşlılığı betimleyen hiçbirşey yok. 25-30 yaş arasında dondurulmuş portreler. 80 yaşında kadar yaşayan 40yıl sürüyle yönetici olan birinin hiç yaşlı portresi yok. Klasisizm bir portre diyoruz.
İmp. portreleri 4 ana tipte çıkabilir. Rahip, asker, sivil birde Hemus(Timus) çıplak olarak çıkabilmekte.

PONTİFEX MAXİMUS

pontifex_maximus
M.Ö. 12, Portifex başrahip demek.
Roma Via Labirana – Therme Müzesi
Augustus tunica ve toga giymiş. Cumhuriyet’te toga kısayken şimdi ise uzun   bir kumaş şeklinde bileklerin ucuna kadar değişiyor.
Kıvrımlar Linear(çizgisel), derinliği olmayan biçimde.
Togayla başı kapalı, dinsel yönü vurgulanmış
Bir kurban öncesi betimidir.
Yüzde yaşlılık çizgisi yok. Herhangi çökmüş yanak v.s yok.
Via Labirana’da saçlar orta pozisyonunda toga’dan çıkar.

Julius Caesar

JuliusCaesar

Divus M.Ö. 42 Tanrılaşmasına karar verilir. Kült kurulmasına bir rahip görevlendirilmiş.   Augustus Caesar’ı babası olarak adlandırıyor.   Sikke’deki yazı “Caesar Divi Filli (Tanrısal soyun oğlu) ”dir. Bir tür   propogandasını yapmakta.   Augustus zamanında Caesar’ın birçok portresi yapılır.

ARA PACİS AUGUSTAE

roma_ara_pacis_augustae
Augustus’un Barış Sunağı, M.Ö. 13-9 Kentin kuzeyinde,  Campus Martius – Mars Alanı’nda inşa   edilmiş. 11x10m kare biçiminde sunak. Bir podyum üzerindedir. Etrafında çevre duvarı   yükselir. Doğu-Batı üzerinde aynı eksen üzerinde kağı var. Batı tarafında  basamak var. Doğuda yok. İçinde yapının at nalı tipinden sunak masası. Doğu   tarafında rampa var. Bu da kurbanı rahat getirme v.s. Çevre duvarı bezeme   açısından önemli. Kabartmalarda adak/sunu betimlemeleri var. Çevre duvarının   hem iç hemdışı bezemeli. İçeride rustik(kırsal) geleneksel öğeler hakim.

ÜST: Boukranion   (Boğa kafatası) asılı girlandlar duvarın iç yüzünü çepeçevre sarar. Ortadaki   boşluklar “Phiale pesamphalos” çok sık yapılmış.
Girland: Zengin hertürlü   bitkilerden oluşan kozalak,buğday başaklar. Bunları taşıyan kurdeleler.
DOĞU CEPHESİ: Dıştan bakıldığında   resmi ve kurallı bir görünüm vermekte. Plaslarla ikiye bölünmüş cephe. Alt   frizde akanthus ve filiz sarmalları. Duvarı 2’ye bölen bantta meander motifi   var. Bir yandan çok doğal yaprak,çiçek bir yandan ritmik ve dizayn. Fakat tek   tek bakıldığında natüralist.
Tellus Kabartması (en ünlüsü): Başı   hafif örtülü kayalıktan oyulmuş tahta oturan kadın figürü. Ayakları altında   hayvanlar var. Kucağında bebekler var. Hayvanlara hakim, çocukları besleyen,   bu yüzden Tellus olabileceği düşünülüyor.   Kuzey ve Güney tarafta; üst kesimde birer alay betimlenmiş. Bu alayın iki   yana giden kolu bize Parthenon frizini çağrıştırır. Gündeyde Augustus ayırd   edilir. Çeşitli rahipler arasında kendini gösterir. Başta Agrippa ve ailesi   alayı devam ettirir. Saçları kıskaç,çatallı. Agrippa ve İulius-Claudiuslar   ailesi; vakur, ciddi şekilde Augustus karşılar. Kadınlar başı örtülü, vakur   ileriye bakmakta. Çocuk figürleri bir başka biçimde haraketlilik getirmekte.   Agrippa’nın elbisesini çeken çocuk.

Boscoreale Definesi: Çiftlik evinde bulunmuş. Gümüş Kantharon.Yüzeyi saran simetri, düzenli kompozisyon var.
Hildesheim Definesi: Krater. Sarmaşıklar sarmakta yüzeyi

AUGUSTUS MİMARİSİ

Çoğunlukla “Campus Martius” denilen yerde bir faaliyet var. Düzgün alan. Augustus zamanında mermer ocakları var. Augustus “Kerpiç’ten bir kent devir aldım. Ben onu mermere döndürdüm” demiştir. Dolayısıyla mermer kullanımı artıyor. Luna mermer ocağı açılıyor ve kent Roma’nin ihtiyacını karşılıyor.
Kent merkezinde, Forum Romanum’da bir takım faaliyetler yapılmakta. Düzensiz olan bir alan gittikçe düzenli bir alana dönüşür. Basilika forumun devamı. Sütun dizileri, geniş mekan, ışıklandırma ve kat çıkılmakta. İşlevleri ise hukuk işleri, mahkemeler, ticaret ve bankerler v.s. M.Ö. I.yy ortalarında Caesar dönemi forumun güneyindeki basilika yenileniyor ve ona “BASİLİCA İULİA” deniliyor. Batı tarafına ROSTRA inşa ediliyor. Augustus burada birtakım yenilemeler yapar. Özellikle Basilikalar. Doğu kenarının eksenine DİVUS İULİUS (Tanrısal İulius) yaptırır. Tanrısal Caesar için. Bunun iki yanında kapı ekleniyor.  Forum dini, ticari, siyasi bir de propaganda yönü var. Dolayısıyla her biri özel birinin adını alır. Kişiler temsil edilmiş olur. Bu kişinin ve ailenin propagandasını yapmış olur. Bunu çok yoğun yansıtan “İMPARATOR FORUMLARI”dır. Forum Romanum’un kuzeyine inşa edilmiş büyük bir komplekstir. İlk yapı CAESAR FORUMU, sonra AUGUSTUS ve diğerleri sırayla VESPASİANUS, NERVA, TRAİANUS Forumları.

İMPARATOR FORUMLARININ ORTAK ÖZELLİKLERİ

  1. Kutsal alanın planına benzerlik. İyi sıralanmış. Büyük alan ve onun içinde tapınak vardır.
  2. İçe kapalı alan.
  3. Bu alanlar düzenli ve düzgün dik açılar söz konusu.
  4. Tek girişi, kapısı var. Biri hariç bu istisna durum NERVA FORUM’u için geçerli, FORUM TRANSİTORUM’dur. Aynı hat üzerinde iki kapısı var.
  5. Herbirinde iki uzun yan, birer sütunlu galeriyle sınırlandırılmış ve bu alanın gerisinde eksene rastlayan bir tapınak bulunuyor.

CAESAR FORUM
M.Ö. 54 yılında Caesar tarafından başlanır ve Augustus zamanında bitirilir. Kuzeybatı-güneydooğu eksenli, dikdörtgen, girişi güneydoğuda. 2 tarafta ikişer sütunlu galeri bulunur. Güneyde ek yapılar inşa edilmiş. Eksende “VENUS GENETRİX (Caesar’ın anası)” tapınağı yer alır. Tapınak Etrüsk etkili, öncephe vurgulu. Kısa cephede 8 sütun var.

AUGUSTUS FORUMU
M.Ö. 37-2. Kendi adında bir forum inşa ediyor Augustus. Caesar’ın forumuna örnek alıyor ve onun forumuna dik açıyla birleşir Augustus forumu. Dikdörtgen büyük alan. 2 yanında sütunlu galeriler söz konusu ama bu defa 2 katlı. Alt katta sütunlu galeri. Eksende tapınak “MARS ULTOR” (üç alan anlamında) yer alır. 2 yanda EXEDRA yer alır. Böylelikle Caesar forumundan farklı olur. Forumun arkası simetrik değildir yamukluk vardır. Exedra ve yamukluğun sebebi, toprak sahiplerinin vermiyor olması bu yüzden düzensizlik yeralıyor. Ancak Exedra’ların yapımı ile daha çok alan kazanılmış oluyor. Bunlar bir tür Basilika işlevi görülüyor. Buralarda iş adamları ve çeşitli işlerde yapılmaktaydı. Tapınak podyum üzerinde ön cephe vurgulu ve 8 sütunu var.

İMPARATOR TAPINAKLARI

İmparatorluğun kurulmasından itibaren eyaletlerde de imparator kültüne ayrılmış tapınaklar ile karşılaşılır. Hellenistik dönemi devamı çünkü Hellen döneminde krallar tanrılaştırılmıştır ve bu Roma döneminde de devam eder. Bunun ilk evresi Augustus evresidir. Tanrıça Roma ve İmparatora aynı tapınakta saygı duyulmaktadır. Burda kişiyle ilgili değil de devlete ilgili olduğu anlaşılmakta. Roma devletini sergileyen bir yapıdır. Belli bir kentin Roma için tapınak yapmak istenmesinin sebebi imparatora yaranmak içindir. Yani imparator kendi tapınağını yaptırmıyor orada bulunanlar yapıyor. Bir tür politik jest amaçlıdır.

İlk örnek Güney Fransa –  NİMES – MAİSON CARREE.
Kime adandığı bilinmiyor. Ama büyük ihtimalle İmparator Augustus ve Tanrıça Roma’ya adanmış. Fortuna tapınağına benzer. Pseudoperipteros planlıdır. Derin bir galeri – sütunlar yanda yarım biçiminde. Korinth başlıklı ve onun üzerinde sarmal friz. Ön cephe 6 sütun. Uzun kenarda 11 sütun ve yarım sütun. Augustus zamanına tarihlenir ve ona adandığı düşünülür.

ANKYRA “AUGUSTUS & ROMA” TAPINAĞI

Anadolu’da, Roma’dan bize kalmış en önemli yapı. Hacıbayram camisinin bitişiğindedir. Kybele kutsal alanı olduğu düşünülüyor. Galatia’nın Roma’ya katılmasından sonra yapılmış. Podyum üzerinde ancak 4 tarafında krepis devam ediyor.
Pronaos, Naos ve Opistomos var. Opisdomos ve Pronaos birbirine eşit. Bu ikisinin toplamı Naos’a eşittir. Bu da Hermogenos’u hatırlatır.
Pronaos 4 sütunlu bu da TETRASTYLOS’tur.
Opisdomos 2 sütunlu ve içerde bu da DİSTYL İN ANTİS.
Tapınağın planı Pseudodipteros’tur.
Pronaosun 4 sütunu Korinth düzeninde, Peristylos-İon düzeni.
Naos Pronaostan daha yüksek bu yüzden kapı geçidi basamaklar var.
Çok anıtsal bir kapı.

Bu tapınağın önemi;

  1. Roma İmparator kültü için yapılmış en erken örneklerden biri.
  2. İç Anadolu’da olması önemli.
  3. Mimaride Hellenistik etkili ve Hermogenos prensiplerini sürdüren bir tapınak.
  4. Pronaos’un iç kısmında Latince yazıt var. Naosun güneyindeki duvarda yunanca çevirisi var.

Not: Bu sayfadaki yazılar 2009 yılındaki “Roma Sanatı” ders notlarımdan oluşturulmuştur. Bazı yazım hataları olabilir ayrıntılı incelenmemiştir.




Beğendiysen Hemen Paylaş